Adamlar oraya bir kez girmişler. Saddam’ı al aşağı ederken, ABD. askerlerine sarılanlar, tankların üstüne çıkıp sevinç gösterisi yapanlar şimdi mevzunun farkına vardılar ve davulla zurnayla çağırdıkları ABD’lileri  Irak’tan çıkarmaya çakışıyorlar. Meclis karar almış, ülkeyi terk edin demişler filan.

Trump: “Ben çölün ortasına kocaman bir şehir yaptım.” Oraya harcadığım paraları ödeyin. Ben giderken o binaları sırtımda götürecek değilim. Size kalacak. Çıkarsam bıraktığım şehri tepe tepe kullanırsınız. Derken, İran ile aralarında yaşadıkları sorunları bahane ederek ülkelerini boşaltmalarını isteyen Irak’lılara da gitmeyeceğini açık açık söylüyor.

Bir şeyler oluyor etrafımızda. Irak eğer kendini toparlayamazsa, şiği ve Sünni olmak üzere bölünebilinir. Hatta Kürt devleti parçası da sınırlarını genişletmeye kalkabilir. Bazı yabancı ülke askerleri Iraktan çekilmeye başladılar ise de; en son giderse ABD. gider. Ancak, şu durumda gitmeye niyetleri yok. Türkiye hem İran, hem Irak, hem de Suriye ve Rusya ile birlikte hareket etmelidir. Ülke çıkarları, bölgenin istikrarı bunu gerektiriyor. Ben bu düşüncedeyim. Eğer, komşuları yok sayıp ABD. ile hareket edersek çıkarlarımız olumsuz etkilenir. ABD. müttefikimiz olabilir. Ancak, bizim komşularımızla her açıdan ilişkilerimizi geliştirmemiz menfaatimiz gereğidir.

Libya’ya odaklanmaktan ziyade Irak, İran ve Suriye ile bağlantılarımızı güçlendirmek için özel olarak uğraşmalıyız. Geçmişte yapılan hatalar yinelenirse, ABD. ile İran savaşmaya başlarlarsa, ülkemize Irak’tan, İran’dan ve Libya’dan yeni misafirler gelecektir. Mevcutlardan kurtulamazken, yeni göç dalgaları bizi perişan eder. Demedi demeyin. Saygılarımla.