KHK ile kamu görevinden atılıp; soruşturma, kovuşturma sonrası da beraat eden vatandaşa 3 yılın üzerindeki mağduriyetinin karşılığı olarak 500 TL manevi tazminata hükmolunuyor. Suçlama “FTÖ. PDY. Örgütüne üyelik” suçlama ağır. Tüm safahat sonlanınca masumiyet karinesi devreye girse de, adamın ailesi, çevresindeki arkadaşlarına kadar herkes dışlamış. Elinde mahkemece verilen ve kesinleşmiş mahkeme kararı olsa da; ona bakan eden yok.

“Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.” Tamam ateş vardı diyelim. Söndürürken duman çıkmaz mı? Ne ateşi birader? Odun ateşi mi? Mesele bu kadar basit, insan bu kadar değersiz, demek ki. Peki empati yapın. Bu vatandaşın yerine kendinizi koyun. Suçlandınız. Yargılanıp suçsuz olduğunuzu kanıtladınız ama etraftakiler sizi hala ilk suçlama yapıldığı gibi tanımaya devam ediyor. İnsanların kafalarının içine girip, düşüncelerindeki negatif noktaları silmek mümkün olmadığına göre, nasıl bu baskıdan kurtulacaksınız? Adam arkasına, önüne sağına ve soluna mahkeme kararını asıp gezse bile yine inanmaz bunlar.

İşte algı yaratmak budur. Çıkıyorsunuz filanca hırsız diyorsunuz. Kahvede o hırsız dediğinizle ilgili fısıltı, dedikodu başlıyor. İşyerinde, komşular arasında, arkadaşları arasında sürüp gidiyor. Aradan yıllar geçiyor. Önyargıda değişiklik yok. Öyle ki, adı çıkan, çamur atılan, lekelenen vatandaş da kendisinin hırsız olduğuna inanmaya başlıyor. Çünkü evde annesi, babası, eşi ya da sair aile efradının ilk sözü: “ateş olmayan yerden duman çıkmaz.” Yapmayın ağabeyler ablalar arkadaşlar! Bana iftira atıyorsunuz. Yarın cehennem ateşinde cayır cayır yanacaksınız. Duman nasıl çıkıyor o zaman göreceksiniz. Dese de sesini duyan olmuyor.

İnsanlara çamur atmak kolay da; o sıçrayan çamurun izlerini silmek kolay olmuyor. Normalde biz zati suçu kanıtlanmış. Yargılanıp ceza aldığı kesin olarak belli olana bile sen şusun, busun denmemesi, suç işlemişse cezasını çektiğine göre ömür boyu cezalandırılmaması gerekirken; hiç suçu olmadığı halde suçluymuş gibi davranılan insanlara Allah sabır versin. Bu insanları suçlayanların yatacak yerleri yok. Bakalım günahlarını aldıkları insanların hakkını nasıl ödeyecekler. Neticede, sen ne yaparsan yap, adın çıkmış dokuza, artık inmez sekize babından biletin kesilmiş arkadaş. Bu nedenle hayat hikâyeni sürekli anlatmaktan vaz geç. Mezarcı Mahmut bile senin hikâyene inanmayacağına göre nefesini boşuna tüketme. Saygılarımla.