Öncelikle Türkçe konuşalım diyoruz ama Fransızca kökenli olan ‘reform’ kelimesine, çok alışmış durumdayız.

      Gelin bundan vazgeçelim ve reform sözcüğünün eş anlamlısı olan; devrim, düzeltme ve inkılap kelimelerini kullanalım.

      Reform, Türkçe karşılığı olan devrim, düzeltme ve inkılap, hangi ihtiyaçtan doğar?

      Yapısal düzeltme, bir sistemin daha verimli çalışabilmesi ve şoklara karşı daha dayanıklı hale getirilebilmesi için o sistemin yeniden yapılandırılması olarak tanımlanabilir.

      Yaşadığımız günlere baktığımızda; siyasal, sosyal ve ekonomik düzeltmelere, ihtiyaç var.

      Yapısal düzeltmelerden;

- Mevcut kurulu düzenden mutlu olan aktörler,

- Devleti ortak yöneten taraflar,

- Mevcut düzeltmeden ekonomik fayda sağlayanlar, memnun olmaz.

      Yapısal düzeltme süreci; hükümet, muhalefet ve bürokrasi arasında iş birliğini ve orta yolu bulmayı zorunlu kılmaktadır.

      Bu yapılmazsa; artan kutuplaşma ve yok sayılmak, siyasetin bölünmüşlüğünün daha da artmasına neden olur.

      Gelelim atasözlerimize ...,

- Acemi katır kapı önünde yük indirir.

- Ak akçe kara gün içindir.

- Akıl akıldan üstündür.

- Çiftçinin ambarı, sabanın ucundadır.

- Çürük tahta, çivi tutmaz.

- Dost, acı söyler.

- Fırsat, her vakit ele geçmez.

- Gidilmeyen yer, senin değildir

- Güneş, balçıkla sıvanmaz.

- Hekimsiz, hakimsiz yerde oturma.   

- Her zaman gemicinin istediği rüzgar esmez.

- Irmak kenarına, çeşme yapılmaz.

- Karga yavrusuna bakmış, "benim ak-pak evlâdım" demiş.

- Kendi düşen ağlamaz.

- Ne ekersen onu biçersin.

- Nerde birlik, orda dirlik.

- Padişahın bile arkasından kılıç sallarlar.

- Rüşvet kapıdan girince, iman bacadan çıkar.

- Saçın ak mı kara mı, önüne düşünce görürsün.

- Sana vereyim bir öğüt: Kendin ununu kendin öğüt.

- Soran yanılmamış.

- Taşıma (dökme) su ile değirmen dönmez.

- Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır.

- Yalnız taş duvar olmaz.

- Yoldan (yol ile) giden yorulmaz.

- Yol, sormakla bulunur.

      Okunuyor olmak dileğiyle, saygılar.