Bankalar işinizi mobil sistemle, internet aracılığı ile yapın diye habire mesaj gönderiyor. Ancak, bazı işleri de bizzati şubelerden yapmak gerekiyor. Kartı olmayan, internet bankacılığını kullanamayanlar sabahın erken saatinde kuyruğa giriyor ve akşama kadar bekliyorlar. Banka personel sayısı yetersiz. Talep çok. Bir günde işlemlerini sonlandıramayan, sıa gelmeyen çok vatandaşımız sıcak soğuk kuyrukta sosyal mesafe kuralları zaman zaman ihlal edilerek süreç devam ediyor. Şubelerin tamamını açmadıklarından, her şubenin işi ayrı olmasından tutun da kredi taleplerine kadar herkesin  bankalarla işi oluyor.

Her şeyi evinizden, hiç bankaya gitmeden yapmanız imkansız. Ödemeleri, EFT sair işlemleri evden yapabilirsiniz. Kredi başvurusuna kadar internet ortamından ve ATM’lerden bankaların içine girmeden işlemlerin bir kısmını yapmak mümkün ise de, paranız yoksa, geliriniz hesaba akmıyorsa, olmayan parayla nasıl para aktaracak, nasıl fatura ödeyeceksiniz? Diyelim borç buldunuz. Arkadaşınız altın verdi. Bozdurmak için kuyumcuya, oradan da bankaya para yatırmaya yada ATM.’ye para yatırmaya gidiyorsunuz. Dolayısıyla da, tamamen her şeyi evden yapmak mümkün değil.

Herkes avansı tüketti. Kullanabileceği kredileri de kullandı. Şu andan itibaren şayet düzenli geliriniz yoksa işiniz zor. Çünkü, kredi alamayacaksınız. Aldığınız kredilerin taksitleri başlayacak. Faturalar, market Pazar filan derken masraflar çığ gibi büyümeye devam edecek. Peki, gelirimizde de aynı oranda artış olacak mı? Ne zaman normale döneceğiz? Sorusunu sağlık açısından sorduğumuzda yavaş yavaş dönüş sinyalleri verilmeye başlandı da, ekonomide normale dönüş sinyalleri bekleniyor.

Bankaların, PTT şubelerinin ve Türkiye İş kurumu önündeki kuyrukların da azalması gerekiyor. Lafa bakmayacağız. Yaşadıklarımıza bakacağız. Markete, bakkala, kasaba gittiğimizde karşımıza çıkan etiketlere, istenen paralara ve  cebimizdeki mevcut nakite bakacağız. Her şey yolundaysa mesele yok. Sıkıntı varsa o zaman bu sıkıntıların giderilmesi için yapılacakların ivedi yapılmasını sağlayacağız.

Ramazan ayı bitiyor. Bayram sonrası herkes olağan yaşama döndüğünde, ramazan ayındaki gibi yardım kolileri ihtiyaç sahiplerine gitmeyecek. Sosyal yardımlar ihtiyaçlara yeterli mi bilemiyorum. Ancak, bazı belediyelerce başlatılan “askıda fatura”  kampanyalarına gelen ödenememiş faturalara baktığınızda durum pek iç açıcı görünmüyor. 20 lirayı bile ödeyecek durumu olmayanların olduğunu üzülerek görüyoruz.

Kuyruklar son bulsun. Ekonomi canlansın. Gelir düzeyi düşük olanlara devlet desteği artırılsın. Daha çok mağdurun sorunları çözülsün. Bu kamu özel sektör işbirliği ile genel yönetim ve yerel yönetimlerin siyasi parti ayrımı gözetmeksizin birlikte iş bölümü yaparak çözmeleri gereken bir sorundur. Bu bağlamda kutuplaşma, ayrıştırma ve ötekileştirme çağrıştıran söylemler terk edilmelidir. Aksi halde her kafadan bir ses çıkar ki bu da vatandaşı üzer. Demedi demeyin. Saygılarımla.