TBMM’de bütün görüşlerin temsil edilmesini, ülkemizde demokrasinin tam olarak uygulanmasını, toplumda temsil edilemiyoruz yakınmalarını sonlandırmak amacıyla “milli bakiye”  sistemine geçilmelidir. Bu sistem 1965 yılında ülkemizde uygulanmıştır. Böylece kimsenin oyu çöpe gitmemiş olacaktır. Herkes seçim sistemi konusunda ne düşünüyorsa açıklasın. Yılan hikayesine dönen sistem de normale dönmüş olsun.

Millî bakiye veya ulusal artık nispi temsil ile beraber kullanılan ve oyların mecliste en adil şekilde temsilini sağlayan seçim sistemi.

Millî bakiye sisteminde seçim bölgelerindeki milletvekili sayıları nispi temsil sistemine göre bulunur. Partilerin seçim çevrelerinde aldığı bütün artık oylar toplanır. Açıkta kalan milletvekili sayısına bölünerek milli seçim kotası bulunur. Her partinin elindeki toplam artık oy milli seçim kotasına bölünerek, bununla orantılı bir şekilde milletvekilleri dağıtılır.

Millî bakiye sistemi temsilde adaleti en iyi sağlayan sistemdir. TİP'in mecliste temsilini önlemek için sistem değiştirilmiştir. Türkiye'de bu sistem yalnızca 1965 seçimlerinde uygulanmıştır. Bu seçimde Adalet Partisi elde ettiği %52,87 oy oranı ile 450 milletvekilliğinin 240'ını alarak hükûmeti kurmuş, Türkiye İşçi Partisi aldığı %2,97 oyla 15 milletvekili, Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi aldığı %2,24 oyla 11 milletvekili ile mecliste temsil hakkı kazanmıştır.

Mazisini yukarıda yazdığım sistemin kime ne zararı var? Kim istediği siyasi partinin meclise girmesini, istediği şekilde özgürce oyunu vermekten kaçınır?  Demokrasiye inanan, güvenen, parlamenter sistemin toplumun bütün kesimlerinin gözü, kulağı olmasının ne sakıncası olabilir? Dünyada en yüksek seçim barajı uygulanan ülke ünvanını bırakalım. Barajı düşürüp normal seçimlere geçelim. Sistem değişmezse hiçbir şey değişmez. Milyonlarca oyumuz çöp olur.

İktidara, muhalefete, sivil toplum örgütleri ile, hukuk fakülteleri ve basının artık gündeme siyasi partiler ve seçim sistemini almalarını, suni gündemlerden uzaklaşılarak gerçek gündeme dönülmelidir. Bu bağlamda geçen de yazdığım gibi ilk yapılacak iş ana yasa değişiklikleri. Sonra siyasi partiler ve seçim kanunları. Ondan sonra seçmen listelerinin güncellenmesi ve erken mi olur, geç mi olur seçimlerin yapılması gerekir. Seçim kanunu, siyasi partiler kanunu, ana yasa değiştirildikten sonra ivedi yapılmalıdır.

Saygılarımla.