2020 felaket yılı.

Uçak kazaları, seller, depremler, ölümcü salgın hasatlıklar ne ararsanız var.

Fakat son dönemde türeyen deprem tellalları toplumda korku ve tedirginliğe neden oluyor.

Deprem bir afet türü.

Bunun için yapılabilecek bir şey yok.

Ama depremden korunmaya dönük çalışmalar yapılabilinir.

Örneğin eğitim.

Örneğin yatay mimari ve sağlam binalar vs. vs.

Benim için depremin ne zaman olacağından daha çok olduktan sonra ne yapacağımız önemli.

Nasılsa ne zaman olacağını bilen yok.

Bari olduktan sonra bu afete hazır mıyız buna bakmamız gerekir.

Fakat dediğim gibi son dönemde artan bu deprem uzamanı arkadaşların açıklamaları kamuoyunda tedirginliğe neden olduğu gibi sanki her an deprem olacakmış gibi bir de hava oluşmasına neden oluyor.

Tamam milenyum çağındayız.

Amma herkes deprem uzmanı olabilir mi yahu.

Herkes her konuyu biliyor.

Herkes jeoloji mühendisi..

Herkes yüksek jeofizik mühendisi..

Herkes profesör..

Herkes sismolog..

İş bilmeyenlerde emlak danışmanı profesörü.

Hepsi deprem ve yol açacağı zararları anlatıyor.

Hepsi 7 ve üzeri şiddetindeki depremden bahsediyor.

Sanırım bir gün deprem olursa ben size demiştim demek için bu kişiler konuşturuyorlar.

Örnekleri de hep 100 yılda bir olan o büyük depremler.

Binlerce kişinin hayatını kaybettiği depremler.

Eee tamam bahsettin anladık.

Çözümü de söyle bilelim.

Hadi söyledin varsayalım.

Çözüm için ne yapıldı?

Hangi adım atıldı?

Deprem konusu ülkemiz için hassas bir konu.

Lütfen her tellala inanmayalım.

İşin gerçek uzmanı ile laf olsun diye konuşanı ayırt etmeyi de unutmayın.

Saygılarımla.