Bebeklik ve ergenlik çağları arasındaki insana, çocuk deniyor.

      Çocukluğun; konuşma ve yürüme kabiliyetleri kazanıldıktan sonra başladığı, cinsel gelişimin başladığı ergenlik dönemiyle de bittiği kabul ediliyor.

      Birleşmiş Milletlerin raporlarında 0-18 yaş arasındaki insanlar, çocuk kabul edilmiş durumda.

      Bugün, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü.

      Gerçek çocukluk hem aranıyor ve hem de yaşatılmaya çalışılıyor.

      Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, çocuğu; 18 yaşından küçük insan olarak tanımlamaktadır.

      Doğal hukuk açısından çocuk hakları; çocuğun insan olması, aynı zamanda da bakıma ve özene gereksinim duyması nedeniyle doğuştan sahip olduğu hakların tümüdür. Bu haklar, bütün çocuklara tanınması gereken ideal haklar listesini içerir.

      Pozitif hukuk, yani bir devlette yürürlükte bulunan hukuk açısından çocuk hakları; kanunlarda ve uluslararası sözleşmelerde ayrıntıları ile düzenlenen, belirli bir yasal güvenceye ve özellikle de yargı organlarınca gerçekleştirilecek koruma yollarına kavuşturulan haklardan oluşur

      Çocukların, yetişkinlerden daha farklı ihtiyaçlara ve haklara sahip olması gereğinden yola çıkan Birleşmiş Milletler, çocuk haklarını güvence altına almayı hedeflemiş ve taraf devletleri, 54 maddeden oluşan sözleşme maddeleri gereğince kendi iç hukuklarında değişim yapmaya zorlamıştır.                                                                    

      Ülkemizde çocuk hakları konusunda gelişmeler olsa da çocuklara yönelik suçlar, özellikle de istismar konusu, gündemden düşmüyor.

      Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, TBMM'nin 100’üncü kuruluş yıl dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla özel bir ‘Çocuk Bülteni’ hazırladı. Çocuklarla ilgili istatistiklerin yer aldığı bültene göre Türkiye; yüzde 27.5'e ulaşan çocuk nüfus oranıyla, ortalaması yüzde 18.7 olan AB ülkelerini geride bırakmış durumda.

      Çocukların gözünden hayat; her zaman daha temiz, daha masum, kötülükten uzak ve hırslardan uzak yani daha güzel bir dünya.

      Gerçek çocukluk; çocukları dinlemekten ve onların söylediklerine kulak vermekten geçiyor.

      Bu nedenlerle, çocukları konu alan sosyal politika çalışmalarında, hem çocukların korunması, eğitilmesi, yaşatılması gibi temel sorunlar giderilmeli, hem de çocuğu özgürleştirici ve karar verici önlemlerin alınması gerekmektedir.

      Okunuyor olmak dileğiyle, saygılar.