Koronavirüsle yaşamaya alıştık.

Normalleşme sürecine de çabuk uyum sağladık.

Artık gündemimiz koronavirüs değil.

Herkes kendi gündemine geri döndü.

Siyasetçisi siyaset yapıyor, esnafı ekmek parası derdinde, öğrenci sınav stresinde, sporcusu antrenmanlara başladı.

Anlayacağınız artık kimsenin gündeminde pandemi yok.

Sanki maske takılınca tüm sorunlar ortadan kalktı.

Ölen öldü kalan sağlar bizimdir diyenler bile var.

Bizim ahaliyi dinle herkes kendince haklı.

Ödenecek kira, personel maaşları, vergi, algı özetle çalışmamız lazım.

Ekonomide çarklar dönmeli.

Yoksa 0,64’ten alınan 15 yıl ödemeli ev kredilerini nasıl ödenecek.

Tabi günlük açıklanan rakamlar artık eski tedirginliği yaratmıyor.

Sonuçta yok olup giden bir canda olsa ateş sadece düştüğü yeri yakıyor.

Geçen yıl trafik kazalarında daha çok insan öldü bizim işimize bakmamız diyende epey fazla.

Kovid-19’da ikinci dalga beklentileri de düşük.

Dünya bu salgın hastalıkla boğuşuyor.

Çok zor günler geçiren ülkeler oldu ve olmaya devam ediyor.

Türkiye olarak önlemleri zamanında almamız ve tedbirlere uymamız getirilen yasaklar hastalığın yayılmasını önledi.

82 milyon nüfuslu ülkede hastalığa yakalanıp atlatan sayı oranı yüzde 2 civarlarında.

Yani bu işin daha başlarında olduğumuzu biz değil rakamlar söylüyor.

Tedbirleri kesinlikle elden bırakmamalıyız.

Hastalık kontrol altında değil sadece seyir halinde yani yayılmaz hızı kontrol altında.

Aşı umutları her geçen gün artıyor.

Olumlu sonuç alınan bir çok aşı olduğu medyada yazılıp çiziliyor.

Tedavi noktasında ise başarı yüksek, ölüm oranları epey düştü.

Ama anlaşılan aşı bulunmadan bu beladan kolay kolay kurtulamayacağız.

Herkesin dikkatli olması yeni getirilen kurallara riayet etmesi ve tedbirleri elden bırakmaması gerekiyor.

Toplum olarak birlikte olursak bu hastalığı daha kolay yeneriz.

Saygılarımla.