Dışişleri Bakanımız Sayın Mevlüt Çavuşoğlu; lafını evelemedi, gevelemedi ve ağzındaki kısmi yaptırım baklasını çıkardı.

      Ne demişti hatırlayalım ... "Dolayısıyla ben 24-25 Eylül'de bir yaptırım kararı beklemiyorum ama olabilir de. Böyle bir ihtimal de var. Gemimize, şirketimize veya kişilere yönelik olabilir"

      Fransa, Yunanistan ve Rum tarafı, yaptırım için lobi çalışması yapıyor.

      Fransa’nın kişiye yönelik söylemleri; yaptırımı, çok farklı bir boyuta götürebilir.

      Yaptırımlar; 2023 yılında yapılacak seçimleri de çok daha erkene çekebilir.

      Zaten, Fransa Cumhurbaşkanı Macron da bunu istiyor.

      İstiyor da NATO İttifakı içinde, ABD ve İngiltere’den sonra üçüncü nükleer güce sahip olan ve AB’nin Almanya’nın ardından ikinci büyük ekonomik potansiyeline sahip ülkesi olan Fransa, Avrupa savunmasının komutanı olma rolünü, üstlenebilir mi?

      Fransa Hükümeti, Doğu Akdeniz’de AB’nin ihtiyaç duyduğu enerji kaynaklarına EASTMED projesi ile Türkiye’yi devre dışı bırakarak hükmetmeyi, Libya’daki petrol kaynakları ve kaya gazı enerji yataklarını Fransız enerji şirketleri ile kontrol altına almayı, bu çerçevede Sirte Körfezi ve Libya limanlarını denetleyerek, Afrika kıtasında azalmakta olan nüfuzunu korumayı amaçlıyor.

      Geçen hafta Güney Avrupa Ülkeleri (Med7) Zirvesi sonunda kabul edilen ortak bildiride "Yeniden diyalog kurmak istiyoruz" diyerek, aba altından sopa gösterdi.

      Okunuyor olmak dileğiyle, saygılar.