”Orda bir köy var, uzakta, 

      O köy bizim köyümüzdür,

      Gezmesek de tozmasak da

      O köy bizim köyümüzdür...”

      Ahmet Kutsi Tecer’in ünlü “Orda Bir Köy Var Uzakta” şiiri bu dizelerle başlıyordu. Büyük şehirlerde yaşayan ama doğup büyüdüğü köyü özleyenlerin dillerinden düşmeyen bu dizelerin 1927 yılında yazılmıştır.

      Memleketin özlemini çektiği, bir eğitim ihtiyacı var.

      Yazımın başlığını bu ihtiyaç nedeniyle değiştirdim.

      Eğitim ihtiyacımız için köy eğitimine! geri dönmeliyiz.

      Eğitimde, sistem arayışının bir türlü çözülemediği ve tartışmaların bitmediği ülkemiz, arayışına devam ediyor.

      Hukuktan ekonomiye, bürokrasiden iş dünyasına, bilimden sanata kadar, her alanı derinden ve doğrudan etkileyen eğitimi tartışmak, gayet normal.

      Eğitim, bir ulusun, siyasi, sosyal ve ekonomik anlamda geleceğini etkileyen, altyapısını oluşturan, o toplumu istenen doğrultuya yönlendiren de bir süreçtir.  

      Eğitim, kişiyi; içinde bulunduğu topluma, doğaya ve kültüre katkı vermesi için hazırlamaktadır.

      Cumhuriyet Türkiye’sinin eğitim hayatına çok faydalı olan Köy Enstitülerini yeniden ele almak, doğrunun bulunmasını sağlayacaktır.

        Köy Enstitüsü Eğitimi, güncellenerek yeni bir model üretilebilir. Böylece boş ve verimsiz kalan köyler yeniden canlanır, üreten ve kazanan köyler geri gelir.

      Günümüz teknolojileriyle de desteklenir ve küçük şehir hayatı gelirse, kentten köye göç başlar.

      Son olarak, Fatih Sultan Mehmet’e kulak verelim ...,

      Vezirlerini toplar ve şu fermanı buyurur.  "Bundan sonra bütün yatırımlar eğitime yapılsın. Sokakta gezenlerimiz bile eğitimli olsun."  Hazinenin önemli bir bölümü eğitime aktarılır. Zaman gelir hazinede yeterli nakit kalmayınca durum Sultana arz olunur. Sultan ise "bu kadar altını nereye harcadınız" deyince Vezir, "Emriniz üzerine eğiteme harcadık" der. Bunun üzerine sultan sevinir ve "İyi yaptınız. Eğer tekrar hazinemiz yerine gelince tekrar eğitime harcayalım. Biz İstanbul’u fethetmekle bir imparatorluk kuruyoruz. Sağlam devletlerin yapısı eğitimle mümkündür" der. Vezir; Efendim eğittiğimiz kişileri iş veremiyoruz. Devletimize lazım olan kadar insana eğitimi verelim teklifine Sultan şiddetle hayır karşılığını verir ve "Eğittiklerimizden en kalitelilerini devlet işlerin kullanalım" talimatını vererek ve mutlaka eğitim diyerek, o günlerden hedef göstermiştir.

      Okunuyor olmak dileğiyle, saygılar.