Yazımın başlığını emekli bir kamu görevlisine sordum. Ne diyorsunuz Salih bey! Sevgililer günü neymiş? Ben bugüne kadar ne eşimin doğum gününü kutladım, ne evlilik yıldönümünü sevgililer günü de her gün gibi sıradan bir gün bizim için. Dedi. Sonra da zamlarla beraber maaşım 2 bin yedi yüz lira. Bunun 8 yüz lirası kiraya gidiyor. Çocukların düğünleri sair giderleri karşılamak için çektiğim tüketici kredilerine bin beş yüz lira ödüyorum. Kalan 4 yüz lira ile ne yapılır?

Adam haklı. Asgari ücretle çalışandan bile fazla maaşı olduğu halde ayakta durması mucize. Sevgililer gününü kimler kutlayacak bu durumda? Gençler, maddi durumu iyi olanlar. Eğlenceyi seven, aksiyona bayılanlar kutlayacaklar. Şimdi en basitinden,  çiçek buketi yaptırsanız 50 lira. Dışarı yemeğe gitseniz en az 100 lira.  Pastaneye gitseniz 50 lira. Parfüm gibi küçük bir hediye alsanız  markaya ve  kaliteye göre uçuk fiyatlarla karşılaşacaksınız. Kuyumcular,  takıcılar, pırlanta filan zaten el yakıyor. En güzeli sevgililer gününü yok saymak.

İyi de, günlerdir reklamların etkisi altında kalındı. “Bana sevgililer gününde ne aldın?” Sorusuna her iki taraf da bir cevap bulması gerekiyor. Bunu nasıl çözeceğiz? Böyle bir alışkanlığımız yok. Bu tür bir gün de yok. O günü, bu günü, bunlar tamamen kapitalist sistemin tüketimi arttırarak için uydurduğu şeylerden. Deseniz, kavga çıkacak. Karşı taraf küsecek. Günlerce surat asacak. Hediye  alsanız beğenmeyecek. Almasanız işiniz kök.

Öte yandan, dükkana bir  sürü mal alıp sevgililer gününde biraz iş yapar borçları öderiz diye bekleyen esnaflar var. Sen ben o bu almasa da birileri mutlaka alacak. Nişanlılar, yeni evlenenler yada yeni arkadaş olanlar, Birbirine ilgi duyup; sevgililer gününde mevzuyu açmayı düşünenler mecburen hediye alacaklar. Dolayısıyla da illaki piyasada bir hareketlenme söz konusu. Benim önerim az masrafla çam sakızı çoban armağanı vaziyetleri sınırlarının dışına taşmamanız. Aksi halde bugün yiyeceğiniz hurmalar; önümüzdeki ay kredi kartı ekstraları geldiğinde tırmalar. Demedi demeyin. Saygılarımla.