.

Bankalarda kara listeye giren, etrafındaki eş, dost, akrabalardan borç bulamayanlar tıpkı altın bozdurur gibi cep telefonu bozduruyor. 7 lira peşin fiyatı olan telefonu taksitle ilgili firmalardan 9 liraya aldıktan sonra  kutusunu açmadan 5 liraya satıyor. Bunun adı telefon bozdurma. GSM operatöründen alınan makine farklı faturalarla el değiştirdikten  sonra keş para 6 liraya satılıyor. Faturalı hattı olan, kimlik fotokopisi ile iki üç telefon alıp onları paraya çevirerek sıkıntılarını kısmen gideriyor.

Niçin böyle bir işe kalkışıyorsunuz? Diye sorduklarımın tamamı: Başka çare yok. Borçları ödeyemiyoruz. İyice tıkandık. Bankalar kredi vermiyorlar. Kartlar iptal. Tek çare bu. Diyorlar. Zararınız var, neredeyse %100 diyorum.  Olsun, onu da ödemeyeceğiz. Paramız yok. Ne olursa olsun. Diye ekliyorlar. Bu telefon bozdurma hikayesinin özeti. Bana göre yasal değil. Borcu borçla ödemek mümkün mü? Bir de emeklilerin mevzusuna değineyim:

Geçenlerde İstanbul Cumhuriyet Savcılığı büyük bir çeteyi çökertti. Bunlar emekli vatandaşlara kredi çekiyorlar. Krediyi kendileriyle iş birliği yapan şirketlerden alıp bir kısmına el koyduktan sonra kalan kısmını da emekli vatandaşa veriyorlar. Örneğin: 10 lira çekiliyor ve çeken emekli vatandaşa 7 lira ödeniyor. Üç lira masraf, komisyon icra işlemleri sair giderler için kesildi deniyor. Ne icrası? Diye sordunuz galiba! Kara listede olan emekli önce şebekeye senet veriyor. Şebeke senedi icraya koyuyor. Emekli icra dairesine? “emekli maaşımdan yarısı yada %75’inin kesilmesine muafakat ediyorum.” Diye beyanda bulunuyor. Para ondan sonra eline veriliyor.

Emekli vatandaş 10 lira çekildiğini sanıyor ama, icra masrafları, avukatlık ücretleri filan derken borç katlandıkça katlanıyor. Elindeki nakitte sevinerek evin yolunu tutup; bir ay sonra maaş almaya gittiğinde  aklı başına geliyor, kafaya dank ediyor ama, iş işten geçmiş oluyor. Türkiye’nin çeşitli illerinden guruplar halinde emeklileri İstanbul’a getirip işlemleri tamamladıktan sonra memleketine gönderen bu çetenin çökertilmesi ile mağduriyet yaşayanlar şikayetlerini savcılığa yapmayı sürdürüyorlar.

Aylık %20 faizle borç veren tefe hikayelerine girmiyorum. O ayrı bir mevzu. Güvenlik görevlileri, yargı çalışanları bu tür yasa dışı faaliyet gösteren yapılarla mücadele ediyor. Ancak, vatandaş bütün uyarıları dinlemeden yine gidip o dolandırıcıların kucağına düşüyor. “Kendi düşen ağlamaz. Boş verin Salih bey!” Diye içinizden geçirdiğinizi hissediyorum. Tamam da, ortada bir mağduriyet var. İnsanları uyarmak, bilinçlendirmek de gerekiyor. Kimse bile bile kendini ateşe atmaz. Çaresizlikten olabilir mi? Saygılarımla.