Açım! Hayır değilsin ...

         Açız! Hayır değilsiniz ...

         Açlar! Hayır değiller ...

         Yukarıdaki söylemler hem yüksek sesle dile getiriliyor hem de tartışmaları devam ediyor.

         Türk Dil Kurumu’na göre açlık kelimesi; aç olma durumu, kıtlık ve aşırı istek içinde bulunmak demek.

         Açlık nasıl dile getirilmiş? Okuyalım.

- Aç, aç ile yatınca arada dilenci doğar. Karı koca yoksul olursa bunların çocukları da yoksul olur.

- Aç aman bilmez, çocuk zaman bilmez. Aç hiçbir mazeretle susturulamaz, çocuk da istediği şeyi hemen elde etmek ister.

- Aç elini kora sokar. Aç insan, geçimini sağlamak için kendisini her türlü tehlikeye atar.

- Aç tokun gözüne bakmakla doymaz. Yoksul insanla ilgilenmek ancak ona yardım etmekle olur.

- Aç yeri başka, acı yeri başka. İnsanın yüreği ne denli acıyla dolu olsa da yemek yemeyi ister.

- Aça dokuz yorgan örtmüşler, yine de uyuyamamış. Bir şeye ihtiyaç duyan kimse, ancak onun giderilmesiyle rahata kavuşturulabilir.

- Tıngır elek tıngır saç, elim hamur karnım aç. Çalışmalarımla başkalarına yarar sağlıyorum ancak bundan kendim yararlanmıyorum.

- Tok açın halinden bilmez. Varlıklı olan, yoksulun ne denli sıkıntı içinde bulunduğunu bilmez.

- Yılan sokan uyumuş, aç kalan uyumamış. Yoksulluk ve açlık, acıların en dayanılmazıdır.

         Okunuyor olmak dileğiyle, saygılar.