2020 Avrupa Futbol Şampiyonası'nda (EURO 2020) grup maçlarının ikincisinde rakip, Galler’di.

      İlk maçta, İtalya karşısındaki futbolumuz, hayal kırıklığı yaratmıştı.

      Aslında bizden bir tık iyi olan İtalya karşısında, alışılmışın dışında çok kötü bir futbol ortaya koyunca 3 tıklık yenilgi almıştık.

      Alışılmışın dışındaki hususların içine, futbol dışı da dahil olmak üzere her şeyi koyabilirdik.

      A Milliler, takım halinde topun arkasına geçen ve fizik yönüyle dengeli olan takımlara karşı, hep zorlanıyordu.

      Sahadaki iki takım da çalışmayan saat gibiydi.

      Çalışmayan saat kadar olan takım Galler’di ve 2 defa doğru yaparak, gollerini attı ve;

- Savunmayı fazla öne çıkartmayıp, uzun toplarla ve kenardan futbol oynadı.

- Galler’in sürprizi, serbest oynayan Gareth Bale’ydi. Penaltıyı kaçırdı ama attıkları 2’nci golde topa bale yaptıran futbolcuydu.

- Bale, adam eksiltti, faul aldı ve penaltı yaptırdı.

- Şenol hoca, taktik aklı kuvvetli olan bir oyuncuyla, Bale’yi kilitleyemedi.

      Çalışmayan saat kadar olamayan millilerimiz, gol veya golleri atacak doğruları yapamadı ve;

- Savunmada kalarak sert oynayan rakibe karşı, şut ve duran top ikilisinden gol bulamadı.

- Türkiye bu maçta 2’li hücumcuyu ileri sürerek bu oyuncuların yaratacağı boşluklarda ve geniş alanlarda, geriden geleceklere pozisyon yaratamadı.

- Uğurcan farkı önledi ama geriden oyun kurduramadı.

- Savunmamız, kazanılan topları görerek kullanmadı.

- 2’nci bölgeyi bırakan rakibi hem rahatsız edemedik hem de topu isabetli kullanamadık.

      Kısacası; çalışmayan saat kadar olamayan kaybetti.

      Son cümlem; maçlarımızı anlatan deneyimli spikerlerimize neler oluyor?

      Okunuyor olmak dileğiyle, saygılar.