Ticari hayatın içinden çıkan ‘batan geminin malları’ deyimi; bir işletmenin maddi yıkım sonrasında geride bıraktığı, yararlanılabilir malzemesini ve mallarını tanımlamak için kullanılıyor.

      Maliye ve benzeri kurumlarda son zamanlarda yapılan isabetli yönetici-personel değişimleri, çok önemli bir hususa el atarak; ticari hayata ‘faizsiz geminin malları’ şeklinde geçecek, yeni bir deyimin önüne geçti.

      Son dönemde sayıları çoğalarak konut ve taşıt hayali kuran vatandaşa, faizsiz konut-taşıt edindirme taahhüdünde bulunan şirketlerin denetim altına alınmasını içeren kanun teklifi, Meclis Başkanlığı'na sunuldu.       

      Böylece yeni bir banker ya da farklı sermaye mağduriyetinin önü kesilmiş oldu.

      Yaşadığımız şehrin; Anafartalar, Kızılay ve Atalar caddelerindeki sayıları 5’e ulaşan, faizsiz konut ve taşıt şirketlerinin önündeki kuyrukları görmek mümkün.

      Kuyruğa yeni girecekler için yazıyorum, biraz daha bekleyin ve eviniz, arabanız ‘faizsiz geminin malları’ olmasın.

      Tasarrufa dayalı finans kurumları günümüzde faizli krediye alternatif olarak, sosyal dayanışmaya dayanan, organizasyon ücreti karşılığında faizsiz konut ve taşıt finansmanı imkânı sunuyor.

      Gerekli parayı imece kültürü yoluyla sağlayan bu sistemde, toplanan paranın tam anlamıyla yasal dayanağın bulunmaması, ciddi bir risk oluşturuyor.

      Bu şirketlere imza atanlar için hem tehlike var hem de tehlike yok. Tasarruf finansman şirketlerine yatırılan tasarruflar için herhangi bir tutarda güvence veya sigorta mekanizması öngörülmüyor ve şirketlerin tasfiyesi durumunda geri ödeme garantisi verilmiyor.

      Yani, halk dilinde belli olmaz, siyasetçi dilinde muğlak, ekonomist dilinde gri olan bu durum ‘faizsiz geminin malları’ olarak söylenmesin.

      Okunuyor olmak dileğiyle, saygılar.