A Milli Kadın Voleybol Takımımız, 2020 Tokyo Olimpiyatları çeyrek final mücadelesinde Güney Kore ile karşı karşıya geldi.

Mücadele, TSİ gece 03.00’te başladı.

Voleybolla ilgisi olmayan insanlar bile gece saatinde uyumamış televizyon başında Filenin Sultanları’nın maçını bekliyordu.

Karşılaşma başladı.

Fırtına gibi estik, 25-17 ilk seti rahatlıkla kazandık.

İlk setin son sayısını ace ile alan Ebrar Karakurt, tam servis atarken milyonlarca kişinin içinden ace olsun diye dua ettiğine yemin edebilirim.

İkinci ve üçüncü sette manşet getiremedik setleri kaybettik.

Dördüncü set tıpkı ilk setin kopyası gibiydi.

Karşılaşmanın tie-break setine gelindi.

Tie-break setinde muhtemelen televizyon başındaki herkes evlerinin içinde ayakta bekliyordu.

Malum gece saat 04.30 olmuş bağırsanız komşu bir şey der diye gıkınız çıkmıyor.

Bu büyük heyecanı ses çıkartamadan yaşamak zorunda kalmak azap gibiydi.

Her neyse Zehra, Meryem, Meliha’nın sayılarıyla tie-breakte 6-3 öne geçtik.

Her şey iyi gidiyordu ta ki saha değişimine kadar.

Saha değişimine 7-8 geride girdiğimiz karar setini 13-15 kaybettik.

Sorun yok. Eleştirilen bazı şeyler var ama bence şu an eleştirinin sırası değil.

Benim hayalim bu takımı kürsüde görmekti kısmet değilmiş.

Tarihinde ilk kez olimpiyat gruplarından çıkma başarısı gösteren sultanlarımız, bize çok şey yaşattı.

Hayatımda ilk kez canlı olarak gecenin 04.30’unda hala voleybol maçı izliyordum ve heyecanı, mutluluğu, üzüntüyü her duyguyu her topta yaşadık.

Mücadelenin ardından sultanlarımız gözyaşlarını tutamadı.

Televizyon başında olan bizlere de duygusal anlar yaşattılar.

Ellerinize, emeklerinize sağlık.

Koskoca bir ülkenin özellikle ülkemizin kadınlarının umudu oldunuz.

Kadın isterse neler başarır cümle aleme gösterdiniz.

Şimdi rotamız Avrupa Şampiyonası olacak.

Yaklaşık iki hafta sonra başlayacak şampiyonada sultanlarımız her zaman ki gibi madalya için mücadele edecek.

Çünkü voleybolun olduğu yerde biz varsak amacımız mutlaka madalya ve kupa kazanmaktır.

Saygılarımla.