Dünya 2020 başından beri ‘Covid 19 virüsünün yayılmasını önlemek’ olarak özetlenebilecek bir amaca kilitlendi.
Bu, başka faktörleri göz ardı ettiğimizde çok kıymetli ve anlaşılır bir çaba.
Ancak pandeminin üçüncü yılındayız ve göz ardı edilemeyecek birçok faktör olduğu her geçen gün daha belirgin hale geliyor. 
Alınan tedbirlerin yol açtığı hasarlar artık telafi edilemez noktada.
Üstelik aşı var, maske-mesafe prensibinin önemini biliyoruz.
O nedenle artık dünyanın amaç güncellemesi yapması gerek.
Virüsün yayılmasını önlemek evresinden, Virüsün toplumlara verdiği zararı minimuma indirmek evresine geçmek zorundayız.
ABD ve Avrupa’da tıp, eğitim ve psikoloji çevreleri bir süredir bunu tartışıyor.
Çoğu eğitimci üstelik bu kişiler gelişmiş ülkelerin iyi okullarında eğitim veren Türk eğitimciler avaz avaz bağırarak okulların kapalı kalmasının ilerde ki süreçte bizlere çok fazla zarar vereceğini anlatmaya çalıştır.
Ne yazık ki, algıları kapalı dış görüşten tamamen uzaklaşmış bir yönetim bu denilenleri anlamadılar yada görmezden geldiler.
Kendi torunları çocukları, dış ülkelerde eğitim görürken Türkiye’de zaten bir eğitim sorunu var iken birde okulların kapatılması geleceğimize derin bir yara açtı.
Batılı ülkeler dediğimiz gelişmiş ülkelerde pandeminin şoku atladığı gibi 2020 bahar ayların okullar açılırken bizde tam bir yıl sonra açıldı.
Bilim insanlarının açıkladığı birçok veri ve bilgi var bu konuda internette.
3 ay boyunca eğitimden uzak kalan bir öğrenci anlam ve öğrenim kaybı 3ay eşittir 8 aylık bir kayıp olarak geri dönüyor. 
Yani bir çocuk 3 ay eğitimden uzak kaldı diye 3 aylık öğrenim kaybı yaşamış olmuyor, 8 aylık bir öğrenim kaybı yaşamış oluyor.
Hal böyle iken pandeminin sert şartlarını direkt olarak okullara yansıtmak, onların gelecekteki hem yetilerine hem performanslarına olumsuz olarak yansımakta. 
Öğrenmeye değil ezbere dayalı bir sistemde eğitim verildiğini de göz önünde bulundurursak, alınan yanlış kararlar geleceğimizi zedeleyecek. 
Okulların açık kalması ve eğitime devam edilmesi tüm sorunların en büyüğü olacaktır.
Sorun artık pandeminin yayılması değil geleceğimizin yok olması.