“Bakmakla görmek arasındaki fark nedir?” diye sormuşlar Mevlana’ya…

Cevaplamış: “Senin baktığına herkes bakıyor; ama ya görebildiğini herkes görebiliyor mu? Aralarındaki tek fark sensin…”

      Bakmak, görme esnasında organların pozisyonlarını ayarlamak için yapılan bir harekettir.

      Görmek, gözümüzle beynimizin ortaklaşa fark etmesi ve fark yaratmasıdır.

      Sadece bugün, 5 Haziran Dünya Çevre Gününde değil her gün çevremizi görmek için daha fazla çaba göstermeliyiz.

      Çevre, insanların ve diğer canlıların yaşamları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri ve karşılıklı olarak etkileşim içinde bulundukları, fiziki, biyolojik, sosyal, ekonomik ve kültürel ortam ve içinde yaşadığımız doğal ortamdır.

      Çevre, insanların ve diğer canlıların yaşam ortamlarını oluşturan hava, su ve toprak gibi alanlardır.

      Denizler, göller, akarsular, bataklıklar, kumsallar, ormanlar, tarım alanları, dalyanlar, kırlar ve dağlar, çevreyi oluşturan alanlar arasında yer alır.

      İnsan ve çevre arasındaki denge, insanoğlu aleyhine bozulmuş durumda.

      Dünyamız hızla kirleniyor ve doğayı çok hoyrat kullanıyoruz.

      Çevre sorunlarına; sadece çevrenin kirletilmesi veya bilinçsizce kullanılması olarak bakmak yetmez. Toplumsal, siyasal, ekonomik, kültürel, dini ve ahlaki boyutlar da yok edilen çevrenin sebepleri.

      Çevremizi görmek, mecburiyetimizdir!

      Çevreyi kırma,

      Çevreye dökme,

      Çevreyi yakma,

      Çevreye atma,

      Okunuyor olmak dileğiyle, saygılar.