Koronavirüs salgınında sıkıntılı bir dönem yaşıyoruz.

Kime sorsam kimle konuşsam bir yakını ya koronaya yakalanmış yada temaslı olduğu için evde karantinada.

Artık gezme tozma dönemi bitti.

Herkes tedirgin.

Kimsenin kendinden korkusu yok.

Herkes yaşlı anne babasını yada çocuğunu yada hastasını korumanın derdinde.

Kronik rahatsızlığı bulunanlar bir kat daha fazla dikkat ediyor.

Gece saat 22.00’den sonra kapanan mekanlarla birlikte Balıkesir adeta ölü şehre dönüyor.

Havaların soğuması ve açık alanlardan kapalı mekanlara geçilmesiyle birlikte salgının yayılma hızı da arttı.

Havalandırması iyi olmayan mekanlar bu hızı daha da arttırıyor.

Yeniden tırmanışa geçen koronavirüs vakaları birçok ülkenin, salgının seyir hızına müdahale etmek için, yeniden önlem almaya sevk etti.

Açılan okulların ise kapatılıp kapatılmayacağı merak konusu.

Uzmanlar kurallara riayet edilmesi yönünde uyarı üstüne uyarı yapıyor.

Ayrıca ateşi, burun akıntısı ve kas ağrısı olan çocukların okula gönderilmemesi konusunda uyarılar yapılıyor.

Salgın da sürec yavaş yavaş ekonominin önüne geçmeye başladı.

Maske konusu ayrı bir özellik taşıyor.

Ülkemizde maske takma zorunluluğu var.

Ama yinede bu kurala uymayanlar oluyor.

Yada maske takıp burnunu kapatmayanlar.

Sonuçta koronavirüs daha ziyade burun yoluyla bulaştığı netlik kazanmış durumda.

Bu nedenle maske konusunda daha titiz ve dikkatli olunmalı.

Dezenfektan konusunda da eski özen kalmadı.

Oysa bu şimdilerde maske, temizlik ve hijyen eskisinden daha önemli saygılarımla.