Besinler tüketilirken vücuda verdiği yarar kadar lezzetine de dikkat edilir. Karbonhidratlar en fazla tüketilen ve çok sevilen gıdalar arasında yer almaktadır. Ayrıca karbonhidratlar, vücudumuzun birincil yakıt kaynağı olarak kullandığı glikoza dönüşürler. Dolayısıyla karbonhidrat açısından çok düşük beslenmek enerjisizliğe ve yorgunluğa yol açabilir. Fazla tüketimi ise başta kilo sorunu olmak üzere pek çok sağlık sorununa neden olabilir.

Vücudumuzda bakterilerin en çok bulunduğu yerlerden biri de ağzımızdır. Zira ağzımız, bakterilerin üreyip yaşaması için en ideal ortamdır. Yemekten sonra ağızda kalan karbonhidrat parçaları ise ağzımızdaki bu bakterilerin asit üretmesine ve dolayısıyla dişlerimizin dış yüzeyine zarar vermesine neden olabilir.

Özellikle patates cipsi, kek veya beyaz ekmek gibi gıdalar, bu zararlı etkinin maksimum seviyede olmasına yol açabilir. Bunu önlemek için ise dişlerimizi düzenli olarak fırçalamak ve karbonhidrat içeren besinleri tükettikten sonra su içmek gerekir.

Diyabet hastalığı olan insanlar, basit veya rafine karbonhidratlardan kaçındığı sürece diğer sağlıklı karbonhidratları tüketebilirler. Basit karbonhidratlar kan şekerinin hızlı bir şekilde yükselmesine ve diyabet semptomlarının daha fazla hissedilmesine neden olur. Bunların yerine şeker hastalarının sofralarında yulaf, havuç veya brokoli gibi daha yavaş sindirilen kompleks karbonhidratlara yer vermesi gerekir.

Antrenmandan önce karbonhidrat tüketmek, sporculara fiziksel performansın artması için ihtiyaç duyulan enerjiyi verir. Ayrıca antrenman sırasında vücudumuz glikojende depolanan enerjiyi harcayacağından, egzersiz sonrası karbonhidrat tüketmek de oldukça önemlidir.

Sporcular için karbonhidrat veya diğer makro besinleri tüketmek için en ideal zaman antrenmandan 2 saat öncesidir. Antrenman sonrası ise 15 dakika ila 1 saat arasında karbonhidrat tüketilmesi öneriliyor.