İktidarının ilk yıllarında demokrasiye derin bağlılık gösterileri sergileyen AKP, bir zamanlar oy sandıkları önünde seçmene serenat yapardı: Ben sana mecburum!
Zamanla milli irade yerine getirilmesi bir formaliteye dönüşünce seçmene yönelik “Ben sana mecburum” ilanları da “Herkes bana mecbura dönüştü.”
Milli irade dediğimiz kavrama saygı kalmadı, sadece sandıktan oylar onların lehine bir sayı çıkarsa o zaman saygı gösteriyorlar. 
İktidarın, her emrine amade tek yönlü cezalandırma aygıtı yargı, ülkenin tek başına her şeye kadirinin yönlendirmesiyle bu işlevi kusursuz yerine getirmektedir.
Kendi kazdıkları kuyuya kendileri düşecekler, eskiler boşuna dememiş tarih tekerrürden ibarettir diye. 
Elbet bunlarında yargı karşısında kekeme kekeme cevap verecekleri günler gelecek. 
İnsanların içine işledikleri bu zihniyetten padişahım sen çok yaşa kafasından kurtuldukların da görecekler. 
Hala ülkenin yarısı o şahısın yüzden bozulanların gene onun düzelteceğine inanması da acı bir durum. 
Ben yaptım oldu anlayışı güdüyor diyorduk o konuda da ters köşe yaparak “dolar bizim dönemimizde yükselmedi” diyebilen bir zihniyet. 
Zaten başta olduğu için yapması gerekenleri yaptığı için “onları da eksiksiz yapamadı parayı betona gömdü” çok iş yaptıklarını sanıyorlar. 
Belki eskiler kendi açılarında haklı olabilirler ancak bugün bunlar yüzünden nesillerdir andımızla büyüyenleri, yağmur altında andımız okumak için sırıl sıklam olan o geçmişi unutturup yeni bir yazgı yazmaya çalıştı. 
Eskiden sigara parası hesaplayan gençlik, şimdi evini bile geçindiremez hale geldi. 
Bir günde yok etmediler belki ama 20 yılda yıkıp geçtiler. 
Bize onlarca kanın emaneti olan bu ülkenin halini şimdi yerinden kalkıp görseler diyecekleri tek şey biz bunun için mi savaşmışız. 
Atatürk yattığı yerden kalksa benim bıraktığım ülke bu değil der. 
Hem zihniyeti hem gençlerin inancını bırakmadı. 
Güzel günler göreceğiz derdik, şimdi kötü günleri gördük sıra daha kötülerinde demeye başladık. 
Kötünün kötüsü olmaz derken daha kötüsüyle karşılaştık. 
Ben onu öyle ezdirmem böyle ezdirmem diyerek herşeye hüküm budur demeye başladı.
Nasıl olsa sultanlar saraylarda yaşar, bizimki de o misal saraylarda az daha sefa sürmeye devam etsin. 
Yakındır güzel günleri görecek oda, hem ışıltılı günler.