Dünya’nın, Mars gezegenindeki bir haftası bitti.

      Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi'nin (NASA) uzay aracı Perseverance (Azim), yedi aylık yolculuğunu tamamlayıp, geçen hafta Perşembe günü Mars'a başarılı bir iniş yapmıştı.

      Azim, NASA'nın Mars'a ulaştırdığı ikinci uzay aracı.

      NASA, 1970'lerde gezegene ulaşan Viking aracından sonra ilk kez, Perseverance’la direkt olarak yaşam belirtisi arayacak.

      Suyun olduğu yerde daima yaşam umudu da vardır. Bu yüzden Mars'ta su bulunup bulunmaması hayati bir durum. Geçmişteki araştırmalardan başlarsak, Mars'taki katmanlı tortul kayalar daha önceden su bulunduğunu gösteriyor.

      Şu an için atmosferiyle ve yapısıyla yaşayabildiğimiz tek yer olan dünyamız, oldukça sıkıntıda.

      İklim değişiklikleri milyonlarca insanın ölümüne neden olabilir. İşte bu nedenle başka gezegenlerde yaşam bularak, koloniler kurmak için vaktimiz azalıyor.

      İklim değişikliği, insanlığın önündeki en büyük krizlerden biri. Dünya genelinde iklim değişikliği ile orta ve uzun vadeli mücadele çabaları yoğunlaşıyor.

      Uzmanların tahminlerine göre 2100 yılına kadar sıcaklıklarda 5 derece artış olacak. Sıcaklık artışı, dünyanın birçok bölgesinde vahim sonuçlara yol açacak.  

      Küresel ısınma kimyasal etkilidir. Gerek canlıların doğal aktiviteleri gerekse de sanayinin ürettiği sera gazları ile gerçekleşmektedir.

      Acil önlemler alınmadığı durumda, iklim değişikliği; küresel sağlığı giderek daha fazla tehdit edecek, yaşamları ve geçim kaynaklarını etkileyecek ve sağlık sistemleri üzerinde baskı oluşturacak.

      Mars ikliminde değişiklik yok ama Dünya iklimi ‘imdat’ diyor.

      Mars ikliminde yaşamak ve yaşatmak mı? Yoksa, Dünya iklimini kurtarmak mı?

      Kolay seçeneğin, üzerinde ve içinde yaşıyoruz.

      Okunuyor olmak dileğiyle, saygılar.