“Nerede hareket, orada bereket” cümlesi; hareketin, çalışmanın, değişikliğin olduğu yerde verim artar, bolluk olur, anlamında söylenir.
      Günümüzün yaş almış olanları bu sözün kıymetini bilerek hareket etmiş, sağlıklı ve zinde kalmayı başarmışlardır.
      Hareket etmek, hem fiziksel hem de zihinsel açıdan önemlidir.
      Peki ya şimdiki çocuklar ve gençler!
       19 Mayıs'ta Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutladık.
      Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Türk sosyal bünyesinde spor hareketlerini düzenlemekle görevli olanlar, Türk çocuklarının spor hayatını yüceltmeyi düşünürken sadece gösteriş için herhangi bir yarışmada kazanmak azmiyle spor çizmezler. Esas olan bütün yaştaki Türkler için Beden Eğitimi sağlamaktır’ sözü, çok iyi anlaşılmalıdır. 
      Hareketsiz hayat, günlük alışverişini bile bilgisayar başında sanal marketlerden gerçekleştiren modern toplum için en önemli problemlerin başında yer almakta.
      Fiziksel hareketsizlik, duran gençlik için de ciddi bir sağlık riski taşımakta. 
      Kronik hastalıkların oluşmasında genetik, çevresel ve biyolojik faktörlerin dışında en önemli etkenler, duran gençlik ve hatalı beslenmek. 
      Duran gençlik! Yaşlanma sürecini hızlandırmakta ve yaşam süresini kısaltmakta.
      Üstüne üstlük, karşımıza çıkan Covid-19; gençleri daha da durdurdu ve hareketsiz bıraktı.
      Uzmanlar, gençlerin durmamasını ve her hafta en az 150 dakika orta yoğunlukta fiziksel aktivite yapmasını, şiddetle öneriyor.
      Duran gençlik, teknolojinin dayattığı hareketsiz yaşam tarzı yüzünden erken yaşta büyük sağlık sorunlarıyla karşılaşıyor. Yapılan araştırmalara göre uzun saatler ofiste oturarak çalışan gençlerin arka bacak adaleleri kısalıyor ve bu sorun ileride kronik bel ağrılarına sebep olabiliyor. Hareketsiz yaşayan gençlerde kalp damar hastalıklarına daha sık rastlanırken kanser ve depresyona yakalanma riski de artıyor.
      Duran gençlik arasındaki yürüme, koşma gibi aktiviteler “birkaç dakika” ile sınırlı hale geldi.
      Duran gençlik, kas güçsüzlüğünden çok şikayetçi. Aktif olmayan yaşam tarzının bir sonucu olarak ortaya çıkıyor. Düzenli egzersizle kasların kuvvetlendirilmesi, gençler için çok önemli.
      Atatürk Türkiye’sinin Beden Eğitimi öğretmenlerinden Zehra Cemal 1935 yılında yayınlanan bir yazısında, şunları söylüyor. “İlk ve ana okullarındaki beden eğitim derslerinde amaç çocuklara ölçülü bir disiplin altında bedensel dayanıklılık ve becerilerini geliştirme olanağı sunmak, bazı oyunlar yoluyla birlikte çalışmaya özendirmek ve sosyalleşmelerine zemin hazırlamaktır. Haftada iki saat yapılan beden eğitimi dersleriyle bunun sağlanması, mümkün değildir”.
      Okunuyor olmak dileğiyle, saygılar.