Geçen hafta 12 Haziran ‘Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele’ günüydü.

      Bir hafta geçti. Yarın 19 Haziran Cumartesi.

      Çocuk işçiler için yarın haftalık zamanı.

      Çocuk işçiler, yarın alın terlerinin karşılığını alabilecek mi?

      Çok az sayıdaki çocuk işçi, alın terlerinin karşılığını, tam olarak alıyor.

      Oynayan çocuklar ...

      Okuyan çocuklar ...

      Hem oynayan hem de okuyan çocuklar ...

      İşçi çocuklar ...

      Çocuk işçiliği; çocukları çocukluklarını yaşamaktan alıkoyan, zihinsel, fiziksel, toplumsal, ahlaki açılardan tehlikeli ve zararlı işlerdir.

      Çocuk işçiliğin başlıca sebepleri arasında yoksulluk ve işsizlik geliyor.

      Bu konular nüfus, göç, eğitim düzeyi, ekonomik gelişim ve sosyal kalkınma kavramlarıyla doğrudan ilgilidir ve çocuk işçiliğinin temel sonuçlarından biri, eğitime devamsızlıktır.   

      15 yaşını doldurmamış çocukların çalıştırılması yasak.

      Ancak, 14 yaşını doldurmuş ve ilköğretimi tamamlamış olan çocuklar, okullarına devamına engel olmayacak hafif işlerde çalışabiliyorlar.

      Ticari hayatın artan rekabeti, işyerlerini küçülttü ve sosyal hakları yok etmeye başladı.

      İstihdam için ucuz işgücü aranıyor.

      Çocuk işçi demek;

- Düşük ücret almak demek,

- Sigortasız çalıştırılmak demek,

- Haklarını bilmedikleri için sömürülmek demek.

      Çocuk olamayan çocuk işçiler; birçok ülkede küçücük elleri ve bedenleriyle, boylarından büyük işleri yapmakta, kilolarından büyük ağırlıklar taşımakta ve yetişkinlerin yapabileceği işlerin altına girmekte

      Çocukları işçi yapmak, insanlığın ayıbıdır.

      Onların başını okşamak ve ‘aferin demek’ yeterli değil!

      Daha iyisini yapabiliriz ...

      Çocuk işçilerin büyük işler yapan küçük ellerini öpmemiz gerekiyor.         

      Okunuyor olmak dileğiyle, saygılar.