1 Temmuz tarihiyle birlikte normalleşme sürecine adım attık.

Ama öyle bir adım attık ki sanki yarınlar yokmuş gibi!

Kısıtlamalar, karantina uygulamalarıyla zorla elde edilen ve dört bine kadar indirmeyi başardığımız vaka sayıları tekrardan eski sayılarına doğru yol almış durumda.

Çok normal değil mi?

Deniz kenarlarında yaşanan çığ gibi insan nüfusu ile birlikte tatilden dönecek olanlar gittikleri yerlere de yaydı mı gelin bakın yeniden başladığımız yere geri döneceğiz.

Sadece birkaç günlük ya da haftalık tatil için okula gidecek öğrencileri, hastanede çalışan emektarları unutanlar sağ olsunlar!

Düşünsenize çocuğunuz üniversiteyi kazanıyor ve gururla paylaşıyorsunuz.

Ardından pandemi başlıyor ve sadece ilk senenin birinci yarı döneminde gittiği okula bir daha gidemiyor.

Hala pandemi sürüyor ola ki eylülde tatil oldu çocuğunuz üçüncü sınıfın ikinci dönemine geçecek, yine tatil oldu dördüncü sınıfa geçecek.

Böyle üniversite okunur mu?

Haydi diyelim dördüncü sınıfta okula gitti. Dört senelik okulun iki buçuk senesi evde geçti. Ne yapacak, nasıl meslek hayatına hazırlanacak bu gençler?

Üniversite zamanı evden online şekilde okunacak eğitim zamanı mıdır?

Mesleki eğitim alınan yerde gençlerin hem okulda hem de sektörün içinde olması gerekirken umursamazlar yüzünden aşağıdan kaliteli yetişmiş neslin gelmesi engelleniyor.

Yazık… Tatil uğruna (Lafım sadece tatilcilere değil) dikkatsizlikler yüzünden koca bir sene heba olacak gibi duruyor.

Tatilcileri bırakıp biraz da merkeze iniyorum.

Balıkesir’de geçtiğimiz gün KÜÇÜKSAN seçimleri gerçekleşti.

Salonda kimsede maske yok, tıklım tıklım dolmuş, uyarılar fayda etmiyor.

Korona bayramı gibi seçim mübarek.

Kimi seçerseniz seçin kazanan korona oldu!

Bu kafayla gidilirse eski günlerdeki 60 bin vakayı görmek hiç zor değil.

Delta öyle bir geliyor ki 60 bini bile mumla arayabiliriz.

Çekidüzen vermezsek evde oflayıp pufladığımız günler kapıda.

Saygılarımla.