Bugün sabah saatlerinde ÖSYM’nin duyurusuyla üniversite sınavı sonuçları açıklandı.

Sonuçların açıklanması beraberinde bazı şeyleri de getiriyor.

Kimisi sevindi, kimisi üzüldü, kimisi hayallerini süsleyen üniversiteye kavuşmak için aldığı puanla ilk adımını atmış oldu.

Sonuç ne olursa olsun çocuklarımızın değerli olduğunu bilmemiz gerekiyor.

Sadece sınava göre çocuğun zekâsını ya da halini yargılamak ailelerin yapmış olduğu en büyük kötülüklerden biri olsa gerek.

Biliyorsunuz ki bu sınav her sene yapılmakta ve sonunda ölüm kalım yok.

İstediği puanı alamayan gençlerimizi aşağılamak yerine onların moral ve motivasyona ihtiyacı olduğunu hatırlamalısınız.

Puanların açıklandığı bu dönemde istenmeden söylenen sadece bir söz kalıcı hasarlara yol açabilir.

“Dil kılıçtan keskindir” diye boşuna dememişler.

Yapılan diğer kötülüklerden biri de dıdısının dıdısı şurayı kazanmış demek.

Çocuklarını yarış atı gibi kapıştırmayı seviyor bizim Türk Milleti.

Komşunun çocuğu doktorluk kazanmış, teyzesinin kızı mimarlık kazanmış diye diye kendi çocuklarına psikolojik şiddet uygulayan milyonlarca aile var.

Yapmayın etmeyin!

Özellikle pandemi şartlarında kazasız belasız ayakta kalarak eğitim görmeye çalışan gençlere bir darbe de ailelerinden gelmesin.

Online eğitim görerek bir şey yapmaya çalışanlar, kursa gidemeden, eğitim alamadan sınava girenler.

Pandemi kimi etkilemedi ki?

İstedikleri puanı alan ve ilk adımlarını atan gençlerimizi tebrik ediyorum.

Üzülen gençler asıl sözüm size.

Hayallerinizi bir yıl ertelemek bir şey kaybettirmez.

Asıl değerli olanın kendiniz olduğunu lütfen içinizden tekrarlayın.

Sizi yarış atı gibi görüp karşılaştırmak isteyenlere de aldırış etmeyin, onlar hep vardılar ve var olacaklar.

Gençlerimize sahip çıkmak bizim elimizde.

Saygılarımla.