Bugün 10 Aralık, Dünya İnsan Hakları günü.

         İnsan hakları diye yazılıyor ama insan hakları aranıyor.

         İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, 10 Aralık 1948 yılında doğdu. Bugün 72 yaşında.

         72 yıldır, İnsan hakları diye yazılıyor ama 72 yıldır, insan hakları aranıyor.

         Neden bulunmuyor?

         İnsan hakları ve güvenlik arasında bir dengesizlik var ve bununla ilgili tartışmalar, uzun zamandır yapılmakta.

         Aslında güvenlik de bir insan hakkı ama, gerçekte böyle değil.

         Güvenlik daha çok insanın değil, devletin hakkı olarak kabul edilmekte.

         Tarihe bakıldığında, devletler güvenlik gerekçesiyle insan haklarını kısıtlamakta ve bunu haklı olarak göstermeye çalışmakta.

        

         İnsan hakları denince sadece kötü muamele ve işkence düşünülüyor. Bunlar var tabi ki ama bunlarda var; Cadde ve sokaklardan geçme zor, kaldırımlarda rahatça yürüyemiyorsun, hava kirliliği, trafik, vb. ...,

         İnsan, hak ve ödevleri olan bir canlıdır. İnsana hakkını vermeden, sürekli ödev verirseniz, işkence etmiş olursunuz. Buna karşı ona ödev vermeden sınırsız haklar verirseniz, bu defa da insanı, acımasız yaparsınız.

         İnsan haklarının devlete karşı, fakat devletin içinde ve devlet tarafından korunmasının yollarını aramak, bu konuda milli standartları milletlerarası standartlara yaklaştırmak ve bu standartları uygulamak için devletin gücünü devreye sokmak gerekli.

         İnsan hakları ve insan onuru bütün demokratik siyasal düzenlerin temelini oluşturmalı, bütün politik ve ekonomik eylemler de bu amaca yönelik olmalıdır. Ancak bu yolla; herkesin onuruyla ve özgür iradeye dayanan özgür bir yaşam sürmesi mümkün olur. Haklar olmadan, adına yakışır bir demokrasi, mümkün olmaz

         Okunuyor olmak dileğiyle, saygılar.