Ak Parti Balıkesir Milletvekili Adil Çelik, Susurluk’taki Milli Emlak arazileriyle ilgili yaptığımız haberler sonrası öyle bir açıklama yaptı ki özrü kabahatinden büyük. Çelik’in açıklamalarından Balıkesir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün “usulsüz yapı kayıt belgesi” verdiği anlaşılıyor.

Ak Parti Balıkesir Milletvekili Adil Çelik, Balıkesir-Susurluk karayolu üzerindeki opet benzinliğin yanında bulunan 584 ada 1 parseldeki rant konusunu gündeme taşıyan Yeni Gazetem’in haberlerinden rahatsızlık duyup bazı sosyal medya gastecilerine yazılı bir açıklama yapmış. Yaparken de pot üstüne pot kırmış.

Adil Vekil, yaptığı açıklamada kullandı sözler ile devleti adeta töhmet altında bırakıyor. Şöyle ki;  “…Sözde iş adamının belediye yolunu işgal ederek konteyner koyduğu ve usulsüz olarak yapı kayıt belgesi aldığı resmi kurum kayıtlarında mevcuttur.” Bu sözler Adil Çelik’e ait. 
Bu talihsiz açıklamanın doğrudan muhatabı ise Balıkesir Çevre ve Şehircilik İl Müdürü.  Çünkü milletvekili Çelik’e göre söz konusu usulsüz belgeyi Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü vermiş. Sanki Balıkesir’de değil de muz cumhuriyetindeyiz!
 

A DİL ÇELİK’E SORU; 
- Sayın Vekil, Usulsüz Yapı Kayıt Belgesi nasıl oluyor, anlatır mısınız?
-Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Usulsüz Yapı Kayıt Belgesi’ni nasıl verebiliyor?
- Madem “verdi” diyorsun, bu usulsüzlüğü devletin kurumunda kim yada kimler yapıyor?
-Bir yargı mensubu olarak kamu kurumundan usulsüz belge verilmesinin cezası nedir, en iyi siz bilirsiniz.
- Böyle bir suç işleniyorsa ve bunu siz bir milletvekili olarak biliyor da gereğini yapmıyorsanız bu daha tehlikeli bir durum değil mi?



 DOĞRU MU MÜDÜR BEY?
- Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Sadullah Özer,  Milletvekili Çelik’in söylediği gibi usulsüz yapı kayıt belgesi mi veriyorsunuz?
- Bahse konu usulsüz yapı kayıt belgesini kim veya kimler hazırlıyor, tasdikleyip onay veriyor? Bu suç değil mi?

-  Şu halde, milletvekili Çelik’in bu sözlerinin ihbar kabul edilerek soruşturma açılması gerekmez mi?
-Eğer böyle bir şey yoksa, yani vekil yalan söylüyorsa Devlet kurumunu töhmet altında bırakılmış olmaz mı?