Sokağa çıkma yasağına uymayan yaşlıların dışarıda görülmesine sinirlenen evlerindeki insanlar balkonlardan yaşlıların üzerine su sıkmak suretiyle  onları uzaklaştırırken, zabıta ve polis ekipleri de sürekli anonslar yaparak yaşlıların evlerine gitmesini, vatandaşların en az 1 metre aralıkla yürümelerini istedi. Temas corananın yayılmasında en önemli etken. Dolayısıyla da, kimse kimseyle temas etmemelidir. Koruma mesafesine uyulmalıdır.

Panik yapmayalım, ama tedbiri de elden bırakmayalım. Dünyanın en ünlüleri, en zenginleri, doktorlar, sporcular, artistler önlem alırken, bizim vurdum duymaz insanımızın neye güvendiğini, neden uyarıları hiçe saydığını anlamakta zorlanıyorum. Yapmayın ağabeyler, etmeyin ablalar, çıkmayın amcalar, dayılar emmiler desek de dinlemeyince ne yapacaksın?

Önlem üstüne önlem, ekonomik tedbirler filan bir yana da, hala elektrik tüketimini faturalandıranlar, doğal gaz tüketimini faturalandıranlar, sucular ortalıkta fatura yazıyorlar. Asayiş ekipleri açık alanda bir araya gelip kafa çekenlerle meşgul edilirken, yasağı delmek için kamyonların, tırların içine masaları sandalyeleri atıp okey oynayanlar var.

Bir kısım yurdum insanı İstanbul’da boğazda balık tutuyor. Akşama gidip rakı balık yapacağım diyor. Oraya gelirken, giderken toplu taşıma araçlarında virüs kapabileceğini akıl edemiyor.

Hadi kendisi öldü gitti, ailesine, komşularına sevdiklerine zarar  vereceği aklına gelmiyor. Kamyonla paranız olsa,  fabrikalarınız, hanlarınız, hamamlarınız olsa ne yazar. Hayat bir virüs ile son bulabileceğine göre, bari evimize kendimizi izole ederek korunalım.

Evet, dünya corana öncesi gibi olmayacak. Her şey değişecek. Kartlar yeniden karılacak ve geçmişte yapılan hataların bilançosu çıkarılıp herkes şapkasını  önüne koyup bir kez daha düşünecek. Zengin ile fakir arasında fark olmadığını, her şeyin para mevki makam olmadığını anlayacağız. Doğaya verdiğimiz zararları azaltıp bozulan dengeleri düzeltmeye çabalayacağız. Demedi demeyin. Saygılarımla.